eskisehirspor.com Giriş Sayfası
Forum Forum > Diğer > Sohbet / Eğlence / Diğer Konular
  Aktif Konular Aktif Konular
  FAQ FAQ  Forum Arama   Takvim   Kayıt Kayıt  Giriş Giriş

Konu KapalıHalil YAZ" Sondan Okuyunuz"

 Cevapla Cevapla Sayfa  <1 2627282930 184>
Yazar
Mesaj
  Konu Ara Konu Ara  Konu seçenekleri Konu seçenekleri
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 09/Oca/2008 saat 19:10
A kangrubu ve kırmzı et yemesi uygun degil cunku A kan grubu kırmızı et tukettiginde vucudu bunu sinidrmede yeterli ozellige (asidite vb) sahip olmadıgından dogrudan yaga cevirmekte oldugu belirtilmektedir. . bu yag ise karın bolgesı veya benzer bır sekilde depolanabiliyorsa depolanır, depolanamıyorsa kana karısır ve butun vucudu dolasır.. kolstrol, sivilce, egzama veya bir cok bolgede ilhitaplanma ile vucut bu fazlalıgı dısarıya atma cabasına girer ki bu da hastalıkları dogurur.. kisinin vucudunda o an hangi uzvu veya bolgesı zayıf ıse oradan dısarıya (bizim tabirimizle hastalık olarak) patlak verir.. aslında bu hastalıktan zıyade vucuttaki asagıda sıralanan yanlıs beslenme ozelliklerinden kaynaklı vucudad alınan yanlıs, fazla ve vucutca tutektimi mumkun olmayan maddelerin eseridir.. denmektedir. ...

benzer bir durum 0 kangrubu olanlar icin gecerlidir.. ekmek yani beyaz undan yapılan bugday ve bugday urunlerının tuketımı de 0 kan grubundakiler icin yag olusumu veya kana karısması ıle sındırılemeyen maddelerin eklemlerde agrı olarak ortaya cıkmasına sebebiyet vermektedir denmekte.. (0 kan grubunun hassas oldugu bolge eklemler olarak belirtilmektedir)

asagıda belirtilenler bugune kadar alışa geldigimiz beslenmemize aykırı olabilir, tuhaf gelebilir.. bu beslenme ve tedavi ve bakıs acısı ıle ilk kez karsılastıgımda benim de tuhafıma gitmisti.. ancak ırdeleyınce dogru oldugunu gordum ve ikna oldum.. polemi olması acısından paylasmak yerıne inandıgım ve uyguladıgım bır seyı baskalarına da sifa olabilecegi dusuncesiyle dile getirmeyi bir gorev adlettigimden asagidakileri ifade etmekten cekinmiyorum.

Geçmiş olsun.

gln oztrk

------------ --------- -------

1. BAŞLICA HASTALIK SEBEPLERİ

Fazla yemek: Çok yemek yenildiği zaman midenin daha çok enzime ihtiyacı olur. Enzimleri yapmak vücut için çok güçtür ve kıymetli maddeler gerektirir. Normal bir insan için 250 gr yemek yeterlidir. Bunu hazım ettirmek için kalp hiç zorlanmadan rahat çalışır. 2 kat yemek yenirse, kalbin yemeği hazım ettirmesi ve fazlalıkları çıkarttırması için 4 kat daha fazla çalışması gerekir. Bu da kalp için çok ağırdır. Mesela bir araba düzgün bir yolda hiç zorlanmadan harcadığı benzinin 2 katını taşlı, bozuk, dik yolda harcar. Mesafe aynı ama harcadığı benzin farklıdır. Böyle zorlanarak devamlı çalıştığında motor harap olduğu gibi insanın kalbi de devamlı ve çok çalışmaktan harap olur ve çabuk eskir. Genç insanlarda organlar kuvvetli olduğu için yenilen yemekleri hazım edebilir ve fazlalıklarını çıkarabilir. Fakat organların üzerine fazla yük bindiği için çok çalışmaktan çabuk eskir, kuvvetini kaybeder, zamanla fazlalıklarını çıkaramaz olur, depo yapar, vücudu yağ ve kireç toplamaya başlar.

Bazı insanlar çok yemelerine rağmen hep zayıf kalır ve bu durumlarının iyi olabileceğini düşünür. Hâlbuki hal öyle değildir. Çok yiyip zayıf kalanlar çok yiyip şişmanlayanlardan daha kötü durumdadırlar. Çünkü şişmanlar karışık ve yanlış yedikleri yemekten oluşan zehirlerin bir kısmını, vücudun topladığı yağlarda depolayarak, bu zehirlerin organları tahrif etmesini kısmen önleyebilmektedirler . Ancak çok yiyerek zayıf kalanlarda zehirli maddeler sürekli vücut içinde dolaşır. Böylece damarlarda, eklemlerde, organlarda ve kaslarda depolama yapar. Bu insanlar genelde sinirlidirler, sık hastalanırlar ve uyku bozukluğu yaşarlar.

Karışık yemek: Birbirine uygun olmayıp, hazım için ayrı enzim isteyen yemekler karışık yenirse hazım olunmaz çürür veya mayalanır. Örnek olarak karbonhidratlar ve proteinler birbirine zıt düşer. Çünkü bunların parçalanabilmesi için her ikisinin ihtiyaç duyduğu enzimler birbirine zıttır. Bu zıtlık her iki enzimin birbirini yok etmesini sağlayarak, hazmın gerçekleşmesini engeller ve böylece hazım yapılmayınca çürüme başlar. Hazım olunamayan yemek, bağırsakta toplanır ve zamanla bağırsağı genişleterek cepler oluşturur. Bu ceplerin içinde dışkısal taşlar toplanır ve yıllarca orada saklanır. Böylece bağırsağın duvarları kanalizasyon boruları misali zehirli artıklarla kaplanır. Buna bağlı olarak bağırsak ağırlaşır, hareketi yavaşlar ve sonuçta kabızlık meydana gelir. Bu durumda vücudun intoksikasyonu katastrofik şekilde büyür. (vücutta toksin birikmesi katlanarak artar) Vücut çok halsiz kalarak yorulur, gaz ve uyku meydana gelir. Çürümüş yemekler bağırsağı zehirleyerek kana karışır. Kandan bütün organlara ve hücrelere yayılarak onları zehirler ve hastalıklara yol açar. Çürümüş ve mayalanmış yemeklerden oluşan tuzlar vücutta kireçlenme yapar.

Çok sık yemek: Yemeğin hazmını beklemeden bir şeyler yemektir. En hafif yemek 4 saatte hazım olunabilir, yemeğin ağırlığına göre hazım süresi 6–10 saate kadar uzayabilir. Bu zamandan önce bir şey yemeye başlayınca mide hazmını tamamen değiştirir ve midedeki diğer yemekler, karışık yemek gibi, hazım olmadan çürümeye başlar ve hemen gaz ve şişkinlik oluşur.

 

Ters yemek: Proteinli yiyecekler (et, yumurta, peynir vs.) midede uzun zamanda hazım olunur. Karbonhidratlar, tatlılar, beyaz undan yapılmış yemekler, patates, meyve vs. midede çok durmadan bağırsağa geçerek orada hazmedilir. Su direk bağırsağa geçer. O yüzden önce su içmeli sonra meyve veya tatlı yenilmeli. Sonra sebze ve proteinli yiyecekler yenilmeli. Önce yemek yenilip, sonra meyve veya tatlı yenilirse, meyve hazım olmak için bağırsağa geçemez mayalanır, bütün yemek bozulur, çok gaz olur. Yemekten sonra su veya çay içilirse, yemekten ayrılmadığı için mideyi genişletir ve hazmı zorlaştırır.

 

Bekletilmiş eski, ısıtılmış ve hazır yiyecekler: Taze sebze ve meyveler güneşten aldıkları enerji ile dopdoludur. Vücuda çok enerji verirler ve hazmı kolaydır. Pişirilince güneşten aldıkları enerjiyi tamamen kaybederler. Bu yemekler eskiyince (2–3 saat geçince) hiç bir enerjisi kalmaz toprak gibi olur. Eskimiş ve doğal olmayan hazır yiyeceklerin hazmı çok zor veya imkânsızdır. Yemekler piştikten sonra soğuk olarak yenilebilir (et, yumurta, sebze yemekleri, tatlılar ). Fakat fayda beklememelidir. Beklemiş zeytinyağlı yemeği tekrar ısıtmak mümkün değildir. Mikro dalgalı fırında ısıtmak ise daha tehlikelidir. Fırın çalıştığı sürece mikro dalgalar, dışarıya sızarlar ve insan vücuduna zarar verirler.

Zararlı düşünceler ve hareketler: Zararlı düşünceler vücutta fazla miktarda hormonlar çıkarır. Bu hormonlar kana karışarak zararlı zehirler çıkmasına sebep olur. Bu zehirler beyindeki su havuzlarını bulandırarak çok sinir yapar ve psikolojik ve diğer hastalıklara sebep olabilir. Sinirli olan insanlarda, karaciğer sertleşmesi, çeşitli kalp hastalıkları ve dalak hastalıkları meydana çıkmaya başlar.

Çiftçilikte kullanılan ilaçlar: (Hormonlar, suni gübreler, D.D.T ve başka zehirli maddeler) Bu ilaçlar ve D.D.T, kullanan insanların vücudunun hücrelerinde toplanarak bütün hayatı boyunca etki yapıyor. En çok da karaciğer, yumurtalıklar ve beyne zarar veriyor. Belki şimdi D.D.T kullanılmıyor fakat 35–40 yaşlarından büyük insanlarda D.D.T'den meydana gelen hastalıklar hâlâ var. Çünkü önceden kullanılan D.D.T hiç bir şekilde etkisini kaybetmez, bütün hayatı boyunca vücut onu çıkaramaz ve çocuklara da anneden süt ile geçer; çocuklara zarar vermeye devam eder.

Ev temizliğinde kullanılan temizleyici ve deterjanlar: Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar, mikroplara ne kadar zarar veriyorsa akciğer, karaciğer ve beyne de aynı şekilde zarar verir. Bütün hastalıklara, ayrıca mantara yol açar. Klorlu deterjanlar (Tuz ruhu, çamaşır suyu, kezzap) bağırsak kanserine ve ağır akciğer hastalıklarına sebep olur. Bu kimyasal maddeler nasıl vücudu yıpratır zarar verirse hastalıkları tedavi için kullanılan bütün kimyasal ilaçlar ve haplar da (Ağrı kesici dâhil) vücudu yıpratıyor ve zehirliyor.

Bu yanlışlıkların hastalıklara yol açma sebepleri:

Bozulmuş, çürümüş ve mayalanmış yemekler bağırsağa inince bunların meydana getirdiği zehir kana karışır, organlar alarma geçer. Vücudu korumak için bademcikler şişer, o zaman bademcikle mücadele ve onu aldırmak yanlışlık ve haksızlıktır. Zaten yemekleri düzeltince bademcik şişmesi olmaz.

Çürümüş yemekler bağırsağa inince, bağırsağın içindeki artıkları, zehirleri kana karıştırmadan çıkarma görevi yapan kılları çürütür. Bağırsakta kısım kısım kelleşme olmaya başlar. Kılların dökülmesiyle kelleşen yerlerdeki yaralar koruma görevi yapamayıp faydalılarla birlikte zararlı bütün zehirleri kana karıştırmaya başlar. Bağırsaktan zehirleri toplayan kan direk karaciğere geçer. Görevi kanı temizlemek, oradan kalbe, akciğere ve bütün hücrelere yaymak olan karaciğer kandaki pisliği, yağları ve zehirleri kendinde toplar ve büyümeye başlar. Kanı temizleyemez hale gelir. Hayat boyu vücut zehirli kanla çalışır. Dolaşan pis kan hücreleri kirletir. hücreler hasta olur.

Karaciğerin dolmasına kadar bütün hastalık sebepleri aynıdır. Karaciğer hasta olduktan sonra insanın tabiatına göre farklı hastalıklar meydana gelmeye başlar. Onun için hangi hastalık olursa olsun sebebi aynıdır. O zaman tedavi de aynıdır. Önce yemekleri düzeltmeli, sonra bağırsak temizlenip çalıştırılmalı, sonra karaciğer temizlenmeli, ondan sonra diğer hastalıklar tedavi edilmelidir.

Yemekleri düzeltmek için yemeklerin faydasını ve zararını bilmek lazımdır. Faydalı ve şifalı yemekler; su*, bal**, meyve**, sebze***, süt****.

Su: En güzel su, akarsular, bataklıktan gelen sular ve buzdan eritilmiş sudur. Su buzluğa konulup pet şişede dondurulur. Erittikten sonra suyun üzerinde ve dibinde kirler oluşur. Üzerinden biraz boşaltılıp ortası içilmeli, dibinde kalan kirler yine bırakılmalıdır. Buzdan eritilen su 12 saat canlı sudur, sonra ağırlaşır. Bu sular hafif sulardır, vücudun bunları hazmında bir zorluk yoktur. Bu suların formülü vücudun suyunun formülü ile aynıdır. Kaynatılmış, durgun ve dükkândan alınan sular çok ağırdır. Vücut bu suları diğer sular gibi hafifletmek ve hazmetmekte zorlanır (Formül değiştirir). Sabah kalkıp abdest alındıktan sonra 3 yudum su içilirse bağırsaktaki kalıntıları indirir ve hemen büyük abdest gelir. Büyük abdest sorunu olanlar 3 yudum yerine 1 bardak su içmelidir.

Bal: En güzel ve şifalı bal, donmuş olan baldır. (Taze ve hakiki bal 3 haftadan sonra donar.) Eritilmiş ve hiç donmayan bal şifa değildir. Balın fazlası da zararlıdır. Günde 1–3 çorba kaşığı yeterlidir.

Meyveler ve Sebzeler: Çiğ olan sebze ve meyveler insanın beslenmesi için mükemmeldir ve yeterlidir. Bunların proteinleri aynen vücudun proteinleri gibidir, hazmı çok kolaydır. Meyve ve sebzeler içinde organik asitler vardır, vücut için temizleyici ve şifa vericidir. Bu organik asitler sadece çiğ olan sebze ve meyvelerde çok kıymetlidir. Mesela elma ve ıspanakta bu asitler çok kıymetlidir. Elma çiğ olarak veya sirkesi yapılarak tüketilse vücut için çok şifalıdır. Ispanak: Çiğ olarak yenildiği zaman bütün vücudun kireçlerini temizleyicidir. Pişirildiği zaman vücutta şiddetli kireçleme yapar.

Süt: Anne sütü iki yaşına kadar gerekli tek yemektir. Anne sütü olmazsa o zaman koyun veya keçi sütü insana inek sütünden daha uygundur. Bütün sütleri özellikle inek sütünü sağıldıktan sonra ılık içmek şifalıdır. Bekletilip ve kaynatıldıktan sonra içilirse yemek gibi olur şifası olmaz.

Pastörize sütlerin ise faydasından çok zararı vardır. Çünkü midede sütü hazım için sistem yoktur. Süt bağırsakta ve oradaki mikroplar ile hazım olunur. Eğer insan antibiyotik ile tedavi görmüş ise antibiyotik zararlılar ile beraber bağırsaktaki faydalı mikropları da öldürdüğü için süt hazım olunamaz. Balgam, kireçleme ve bütün damarlarda tıkanıklığa sebep olur. Yine de pastörize süt içilmek istenirse zencefil ile kaynatıp biraz ılıklaşınca bal ile karıştırarak içmektir. Zencefil sütün hazmını kolaylaştırır.

En güzel en sağlıklı olanı sütten yoğurt yapmaktır. Yoğurttaki mikroplar sütü hazmeder. Mikroplarla hazım olunmuş süt yoğurt olur ve vücut onu çok rahat hazmeder. Yoğurt sütte bulunan bütün faydaları taşır ve zararlarını yok eder. Yoğurt bir gün sonra biraz ekşiyince yenilmelidir. Mayalandıktan hemen sonra hiç ekşimeden yenilirse, süt sonuna kadar hazım olunmadan yenilmiş olur. Kefir ve kültürlemek de yoğurt gibi şifalıdır. Hatta kefir ve kültürlemek daha şifalıdır, çünkü onlarda bağırsakta bulunan faydalı mikroplar daha fazladır. Sabahları aç karna içilirse gazın yok olmasına ve bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Peynir yoğurtun suyu alındıktan sonra yapılır. Yoğurdun en şifalı sıfatlarını kaybeder, hazmı en ağır kısmı kalır. Peynirin hazmını kolaylaştırmak için domates salata gibi şeylerle birlikte yenilirse, bu sebzeler hafif sular taşıdığı için peynirin hazmına yardımcı olur.

3. FAYDALI YİYECEKLER

Meyveler yemekten önce veya ayrı zamanda, sebzeler yemekler ile yenilebilir. Sadece karpuz yemekten önce, sonra ve arasında yenilebilir. Bütün sebze ve meyveler tuz ve şekerle alerji yapabilir, sebze ve meyvelerin şifalı olması için karıştırmadan tek çeşit ve kesinlikle hiçbir şey eklemeden (şeker, kaymak) yenilmelidir.

Meyveler aynı cinsten olsa rengi de benzese yenilebilir. Mesela portakal greyfurt ile greyfurt mandalina ile portakal limon ile veya vişne kiraz ile yenebilir. Fakat aynı cinsten olduğu halde rengi farklı olsa, mesela biri beyaz biri kırmızı o zaman beraber karıştırarak yenilmemelidir, şişkinlik ve gaz yapar.

Limon: Limonun suyu suyla karıştırılıp aç karnına içilirse çok büyük şifadır. Kan asidini yok ediyor, bütün kireçleri eritiyor, taşları parçalayıp düşürüyor. Akciğerden balgamı çıkartıyor. Şeker veya tuzla yenilirse zehirdir.

Kavun: Yemekten ayrı yalnız yenilirse şifadır. Yemekten önce de yenilebilir. Yemekten sonra yenilirse çok zararlıdır.

Domates: Domates taze ve kabuklu yenilirse şifadır, ilaçsız ve tarladan yenildiğinde kansere karşı etkilidir. Piştikten sonra bekletilerek yenilirse vücutta taş yapar.

Patates: Çiğken kabuğuyla suyu sıkılıp, biraz su ile karıştırılarak içilirse bağırsak ve mide kanserlerine karşı etkilidir. Kabuklu olarak haşlanır veya fırında pişirilirse faydalıdır. Kabukları soyulup kavrulursa zararlıdır. Kalıntıları toplar, damarlarda tıkanıklığa sebep olur, varis ve basur yapar.

Anason: Böbrek, mesane, rahim, karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını açar. Baş ağrısı için, safravi hastalıklar için çayı faydalıdır. Ezilmiş anason gül yağı ile birlikte kulak hastalıkları için iyidir. Hayzı söker, süt ve meniyi çoğaltıcı, zehrin zararını gidericidir.

Hindistan Cevizi: Gözü, karaciğeri, dalak ve mideyi kuvvetlendirici, idrar getirici, toplardamarları temizleyicidir.

Tarçın: Göz perdelenmesi ve kararmasını giderici, nezleyi, öksürüğü def edicidir. Yüzdeki siğillere, titremelere, baş ağrılarına faydası çoktur. Karaciğer tıkanıklığına, rahim ve böbrek hastalıklarına faydalı, her bozukluğu düzeltici ve kalbi açıcıdır.

Zencefil: Karaciğere, mideye, bağırsağa çok faydalıdır. Devamlı zencefil kullananlarda kanser olma riski azdır. Bağırsak hastalığı olanların hepsi zencefil kullanmalıdır.

Keten Tohumu: Diş etlerindeki, yüzdeki, ses tellerindeki şişkinlikleri giderir, ses bozukluklarını anında yok eder. Böbrek ve mesane taşlarını düşürür. Meniyi çoğaltır, idrarı çoğaltır, doğumu kolaylaştırır (tesiri şehveti kamçılamaktır)

Kimyon: İdrar zorluğunu giderir, gaz çıkmasına yardımcı olur, taşları düşürür ve yaraları yapıştırır.

Kereviz: Karaciğere, böbreklere, dalağa, mesaneye faydalıdır. Kolesterolü (kanın yağını) düşürür.

Badem: İdrarı tutar, öksürüğü giderir, karaciğer ve dalak tıkanmalarını açar.

Kekik: İdrar yollarına çok faydalıdır. Mideyi, gözü kuvvetlendiricidir.

Karanfil ve Reyhan: Kalbi kuvvetlendiricidir. Basuru giderir. Koklanırsa uyku getirir.

Kepek: Yumuşatıcı ve temizleyicidir, bal ile beraber bağırsak problemlerini giderir. Dövülmüş badem ve bal ile boğaza ve öksürüğe çok faydalıdır. Sivilcelere ve saç dökülmelerine iyidir. Kırmız pancar, havuç, elma rende yapılıp kepekle karıştırılarak, zeytinyağı ve limon suyu eklenir. Bu salata kadınların güzelliği ve sıhhati için en güzel kahvaltıdır.

Nar: Kan temizleyicidir. Yeşili çok idrar yapar. Ekşisi mideye, iltihaplı hastalıklara faydalı, diyabete ilaçtır. Tatlısı boğaz ve göğüs hastalıklarına iyidir. Ateşli hastalıklara ve her derde iyi gelir. Yemeklerin en güzelidir.

Buğday ve Arpa: Arpa suyu bal ile göğüs hastalıklarına, öksürüğe, yüz sivilcelerine, yaşlılara, ameliyat geçirenlere, kalp hastalarına ve bağırsağa çok iyidir.

Çimlenmiş Buğday ve Arpa: Bir miktar dövülmemiş buğday veya arpa yıkanıp kırılmış olanlardan ayıklanır ve ıslatılır. 3 saat suyun içerisinde beklettikten sonra suyu süzülerek, üzerine ıslak bez kapatılır. Karanlık ve ılık yere koyulur. 24 saat sonra küçük filizleri çıkar, güzelce yıkanıp bal ile karıştırılarak 2-3 çorba kaşığı yenilir, kilo yaptığı için kilolu olanlara 1 çorba kaşığı yeterlidir. Yalnız olarak yemek yerine yenilmeli, yemekten önce de yenilebilir. Bütün ne hastalık olsa şifadır. Sinir sistemi hastalıklarına, bağırsağa, yaralara çok şifalıdır. (Filizleri daha büyük olana dek bekletilirse yemek zor olabilir.) 3 veya 5 gün bekletilerek filizleri uzatılmış buğdaylar eskimiş yaralar için mükemmel bir ilaçtır. Bu buğdaylar filizleri ile dövülüp beze sarılıp yara içine veya üzerine koyulur, günde 2-3 defa değiştirilmelidir. Buğdaylar ezilirken biraz ılık su ilave edilebilir. Buğdaylar kullanılmadan önce muhakkak yıkanmalıdır. En eski yaralar kısa zamanda kapanır.

Sarımsak: Kan temizleyici ve bütün hastalıkları yok edicidir. Kurtları döker ve bitleri öldürür. Günde 1-3 yutulması şartıyla.

İncir: Bütün meyvelerin faydaları içinde toplanmıştır. Kanı dondurucu, kan eritici, balgam sökücüdür. Yaraları iyileştirir, yemek borularını açar ve boşaltır, bütün hastalıklara şifadır. Elma sirkesi içerisinde sulandırılmış 3'er incir (taze veya kuru) yiyen ateşli hastalıklardan kurtulur, safradan zarar görmez. Karaciğer, dalak, böbrek, mesane tıkanıklıklarını açar.

5. DİKKAT EDİLECEK YİYECEKLER

Beyaz ekmek: Beyaz undan yapılan bütün ekmeklerin hazmı ağırdır, kanda asit yapar, toplardamarda tıkanıklığa sebep olur (varis). Mayalı ekmek kat kat ağır ve zarardır, sıcak yendiğindeyse tam zehirdir. Bütün hastalıkların meydana gelmesi için mayalı sıcak ekmek yeterlidir. Sağlıklı ve vücuda hayat veren ekmekler kepekli undan yapılan yufkalar veya natürel mayayla (Ömer otundan) yapılan ekmeklerdir. Bunlar yapılamazsa hamur turuşla da yapılabilir. Hamur turuş: Mayalanmış hamurdan bir parça ayrılıp bir daha hamur yapılıncaya kadar saklanır. Tekrar hamur yapılacağı zaman maya olarak bu parça kullanılır. Bu hamurdan da bir parça saklanıp tekrar hamur yapana kadar bekletilir. O zaman zararı tam kaybolmaz fakat azalır, hamur turuşla yapılan hamur biraz geç kabarır.

Kızartılmış yağlar: Yağ gliserin ve organik asitten oluşur. Yağ kızartıldığı zaman asit ayrılarak serbest kalır ve zehir olur. Karaciğer hastalıkları ve bağırsak kanserine sebep olur. Bütün kızartılmış yağlar kanserojendir. Patates kabuğu ile birlikte, hiç kullanılmamış yağda kızartılıp hiç bekletmeden bazen yenilebilir. 1.5 saatten sonra zehir olur. Kızartma yağını 1 defadan fazla kullanmak mümkün değildir.

Kavrulmuş kuru yemiş de zararlıdır çünkü kuru yemişlerin içinde bol yağ olduğu için kavrulduktan sonra kızartılıp bekletilmiş yağ gibi kanserojendir. Tuzlu olursa daha zararlıdır fakat taze tüketilen kuru yemiş vücut için hem çok faydalı hem şifalıdır.

Kavrulmuş kahve de kuru yemişler gibi en şiddetli kireç yapıcıdır. Taze kahve kullanılabilir (yeşil) veya taze kahve kavrulup öğütülür ve hiç bekletmeden kaynatılırsa içilebilir.

Kahve içmek isteyenler için, taze kahve bile olsa yemekten önce ve yemekten sonra içmek mümkün değildir, ayrı zamanda içilmelidir.

6. HASTALIKLAR, RAHATSIZLIKLAR,

YÜKSEK TANSİYON: Fazla ve karışık yemek sonucunda yemekler hazım olmayıp çürüyor, bunlardan meydana gelen zehirler kana karışıyor. Kan çok koyu ve köpüklü bir hale gelerek ağırlaşıyor. Vücut bu kanın organlara ve hücrelere dağılmaması için damarları sıkıyor, zehirleri daha şiddetli çıkarabilmek için damarlara baskı yapıyor ve kan hareketini hızlandırıyor. İnsanlar bunun üzerine ilaç kullanmaya başlıyorlar.   Kullanılan ilaçlar damarları genişletiyor ve zehirler vücutta kalarak depolanıyor, hastalığı daha çok ilerletiyor.

Yüksek tansiyon olmaması için karışık ve fazla yememeli. karaciger temizlemesi yapmalıdır.

KALP HASTALIKLARI: Doğuştan olan kalp hastalıklarının dışındakiler yani sonradan olanların hepsi bozuk yemeklerden kaynaklanıyor. Karaciğer hastalanıp sertleştiği, kanı temizleyemez hale geldiği zaman kirli kan kalbe gelerek kalp damarlarını kirletir. O zaman tedavi için ilk yapılacak şey önce yemekleri düzeltmek, bağırsakları çalıştırmak ve karaciğeri temizlemektir. Daha sonra kalp için tavsiye edilen ilaçlar kullanılır.

 

TÜMÖR VE KANSERLER: Kanserin başlama sebepleri çok çeşitlidir fakat en çok yemek bozukluklarından meydana geliyor. Burada yemek bozukluğundan olan kanserden bahsedeceğiz. Yetişkin insanlarda kanser ve tümör oluşması genelde vücuttaki kireçleme 20 kiloyu geçince başlar. Kireç 15 kiloyu geçince tümörler 20 kiloyu geçince kanser başlar.  

Çürümüş yemekler bağırsağa inerek bağırsağı zehirler ve kana karışır. Zehirden korunmak için bademcikler şişer. Bademcikler sık sık şişince yanlış bir uygulama olarak ameliyatla aldırılıyor. Bademcikler alınınca çürümüş yemekler bu sefer apandistin şişerek iltihaplanması na sebep olur. Gene yanlış bir uygulama olarak ameliyatla apandisit aldırılıyor. Apandistin görevi bağırsak için gerekli mikropları üretmektir ki bu mikroplar tümör hücrelerini yok eder. Apandisit ameliyatından sonra tümör hücreleri kontrolsüz kaldığı için kanla birlikte bütün organlara gider ve tümörler oluşmaya başlar.

Rafine olunmuş yemekler: Beyaz un, şeker, rafine olmuş yağlar yenilince vücut çok enerji kazanır ve onu kullanamaz. Enerji ise vücutta hiç toplanamayan bir şeydir. Vücut onu muhakkak harcamak zorunda olduğu için, hücre ve çekirdeklerine gönderir. Hücre çekirdeklerini bozarak enerjisini kullanır ve tümörler oluşur. Kızartılmış ve bekletilmiş yağlar, kahve, kakao, bisküvi, kavrulmuş kuru yemişler de kanserojendir.

ŞEKER HASTALIĞI: Gerçek şeker hastalığı (diyabet) genç yaşlarda başlar. Bu pankreas bozukluklarına bağlıdır ve tedavi etmek çok zordur. omur boyu seker hastalrı ıcın onerılen tedavı uygulanmalıdır

İleri yaşlarda başlayan şeker hastalığı diyabet değil sadece şeker dengesizliğidir. Onlar yemekleri düzeltmeli, bağırsakları ve karaciğeri temizlemelidir. O zaman şeker yükselmez. Daha emniyetli ve çabuk geçmesi için diyabetliler için yazılanlar tatbik edilmelidir.

GUATR: Guatr vücuttaki bütün bezlerin dengesizliğini gösterir. Bütün bezler bozuk olduğuna göre, sadece guatrı tedavi etmek faydasızdır. Bütün temizlemeler yapılmalı, sonrasında guatr ıcın onerilen ozel tedavisi uygulanmalı

 

ROMATİZMA: Romatizmanın sebebi de bütün hastalıklarda olduğu gibi çok, karışık ve bayat yemeklerdir. Tedavisinde ilk olarak bağırsak, karaciğer ve kireçler temizlenmeli.  sonrasında romatizma ıcın onerilen tedavisi uygulanmalı

 

DALAK: Kandaki hastalıklar genelde dalak ile bağlıdır. Hangi dalak hastalığı olursa olsun tedavisi için yemekleri düzeltmeli, muhakkak karaciğer temizlenmelidir.

GÖZ: Göz hastalıkları böbrek, ince bağırsak, karaciğer ile bağlantılıdır. Önce bu organların tedavisi yapılmalı o zaman göz tamamen iyileşmese de daha kötüye gitmez. Ayağın orta parmağında sızlama olması da göz hastalığının işaretidir.

SAÇ DÖKÜLMESİ: Saçların durumu, karaciğer, bağırsak, böbrek, akciğer ve yumurtalıklara bağlıdır. Karaciğer ve bağırsak sağlıklı olmazsa saçlarda çok dökülme oluyor. Böbrek zayıf olursa saçlar seyrek, ince ve zayıf olur. Akciğere bağlı olursa kuru ve cansız, yumurtalıklara bağlı olursa çatallaşma olur. Karışık, düzensiz ve bayat yemeklerden meydana gelen zehirli kan saç diplerine gelir, bu zehirli kan saç kökündeki soğancıkları yakar. Saçlar ve tırnaklar vücut için çöplük yerindedir. Vücut fazlalıklarını ve atıklarını saçlara ve tırnaklara gönderir. Soğancıklar tam kurursa saçlar tamamen dökülür. Kelliğin yeni başladığı kişilerde saçlar zayıf da olsa belki yeniden gelebilir. Fakat eski olan kellikte saçların çıkması imkânsızdır (Çünkü soğancıklar kurur ve hiç bir zaman çoğalmaz). Saç dökülmesinde klorlu temizleyiciler, deterjanlar ve ilaçların (kortizon, mantara karşı ilaçlar, doğum kontrol hapları v.s.) etkisi çok büyüktür.

Kimyasal madde üreten fabrikalara yakın yaşamak, trafiğin sık olduğu yerlerde çok bulunmak, bilgisayarla çok çalışmak, eski bilgisayar ve mikro dalga fırın kullanmak, saç dökülmelerine sebep olur. Mikro dalgalı fırın kullanmak bütün vücut için tehlikelidir. Yemeği tekrar ısıtmak zaten mümkün değildir.

MANTAR: Kanın p.h. dengesi bozuk olursa ve kan asitli olursa mantara sebep olur. Tedavi için yemekler düzeltilmeli, karaciğer temizlenmeli ve bütün temizlemeler yapılmalıdır.

KURT olanlarda çok farklı ağrılar olabilir buna teşhis koymak çok zordur. Her yerde kurt yumurtası bulunur. Bu yumurtalar nefes veya ağız yolu ile herkesin vücuduna girebilir. Vücut sıhhatli olursa zaten onları çıkartır, sıhhatli vücut kurtların yaşayabilmesi için müsait değildir. Vücut sıhhatsiz olup bağırsakta devamlı pislik olursa kurt yumurtaları orada yerleşir ve çoğalmaya devam eder. Veya kurt yumurtaları nefes yolu ile vücuda girip akciğere ve kalbe, kalpten de damarlar yolu ile bütün organlara yerleşebilirler. Tedavisi için kanın p.h. dengesi çok önemlidir.

Hazır yiyecekler (konserve, bisküvi, salça, kavrulmuş hazır yiyecekler, hazır meyve suları, kola, çay, kahve, çikolata, şeker, beyaz ekmek) kanda asit yapar, asitli kanın temizlenmesi çok önemlidir. Çünkü kan asitli olmamış olsa kurt yaşayamaz.  Küçük çocuklarda sadece yemekleri düzeltmek ve iç çamaşırını temiz tutmak yeterlidir.

 

 

MİGREN: Migren ağrısı, safra kesesi ve kalın bağırsakla bağlıdır. Kabızlık olsa, kalın bağırsağın sonundaki kısım genişliyor. Makat etrafında yaklaşık 100 tane akupunktur noktaları vardır ve hepsi beyinle bağlantılıdır. Bu ceplerde toplanan pislik akupunktur noktalarına baskı yapıyor, migren ağrıları meydana geliyor.

 

Varis ve basur hastalıklarında da bağırsak çalıştırılıp, temizlemeler yapıldığında, görüntüleri tamamen düzelmese de, her hangi bir rahatsızlık vermez.

 

TIRNAK BATMASI:  Tırnak batması ayak başparmağında olur. Başparmağın iç tarafı karaciğer, dış tarafı dalak ile bağlantılıdır.  Tırnak batması tırnağın tek tarafında veya 2 tarafında olabilir. Tırnak batması olduğu zaman sadece tırnak ile uğraşmak boşuna ve faydasızdır. Yemekleri ve fikirleri düzeltmek, karaciğeri temizlemek, dalağı tedavi etmek cok daha faydalıdır.

Zatürree: Zatürree akciğerde balgam toplandığının belirtisidir. Akciğerde balgam toplanınca nefes almayı zorlaştırır. Vücut yüksek ateşle, öksürmeyle, toplanan balgamları çözmeye ve çıkarmaya çalışır. Ateş ve öksürük zatürreenin geçmesi için çok faydalıdır. Zatürreenin iyileşmesi için akciğerdeki balgamların çıkması gerekir. Vücutta ateşin başlaması koruma sisteminin güzel çalıştığını gösterir. Ateşi geçirmek için ateş düşürücüler ve antibiyotikler alındığında ateşi keser kişi iyileşmiş gibi görünür fakat balgam vücutta hapsolunduğu için daha büyük rahatsızlıklara yol açar. Antibiyotik alındığında ise zararlı mikroplar ile beraber faydalı mikropları da öldürür, vücut dirençsiz kalır.

Kabızlık : Kabızlık çok tehlikeli, bütün hastalıkları davet edici, bütün hastalıkların başlangıcıdır. Anne sütü dâhil her yemekten sonra büyük abdest olmalıdır. Kabızlık 1 günden fazla olsa kendiliğinden geçmesini beklemek mümkün değildir. 1 gün çıkarmamış olsa hemen yemekleri düzeltmek gerekir ve bagırsakları harekete gecirmek uzere gerekli tedavi uygulanmalıdır.

İdrar tutamama: İdrar tutamama bezlerden kaynaklanıyor. 2 haftadan sonra çocuğu çişe alıştırmak lazım (çok kolay alışıyor) her emzirdikten sonra çişe götürülmelidir. Bezli çocuklar idrarın birikmesini beklemeden devamlı çiş yapar ve idrar tutma kilidi fonksiyonunu kaybeder ve çalışmamaya başlar. Çocuklarda ananizmaya yol açıyor (çocuklar az idrar yapmaktan zevk alır) Makat etrafında 100'ü geçkin akupunktur noktası vardır, bunlar beyinle ve başka organlarla bağlantılıdır. Bu noktaların devamlı bezin içinde pis kalmaları çocuğun zekâsını etkiler.

Bazen çocuklarda idrar tutamama kireçlenmeden de olabilir. (Büyüklerde sebep muhakkak kireçlenmedir. ) O zaman idrar kilidi refleksini kaybeder, kontrolsüz açma kapama olur.

İdrar tutamama hormon dengesizliğinden de olabilir.

Alerji: yanlışlık ve hatalardan meydana gelir. Fakat tabiatı güçlü ve dirençli olanlarda vücut hastalığı kabullenmek istemez. Vücut alerjiyi ateş ve akıntı ile çıkarmaya çalışır. Alerji de, ateş gibi tabiatı güçlü olanlarda olur. Alerji, çok güzel bir vücudu zehirden koruma hareketidir. Bu şekilde vücuttan zehirler çıkar. Alerjiden kurtulmak için ne ilaç ne teste gerek yoktur. Hemen yemekler düzeltilmeli  ve vucudun kendini tedavi edebilmesi icin vucuda gerekli sure; vucudun enerjıharcaması na sebeb olmadan.. tanınmalıdır..   O zaman alerji için bir sebep kalmaz. Meyvelerden alerji olanlar meyveleri şeker, tuz, kaymak gibi hiç bir şeyle karıştırmadan ve meyveleri de birbirine karıştırmadan tek çeşit yemelidir. Ve meyve yemeyi kesinlikle bırakmamalıdır.

Baldan alerji olanlar: Bal kesinlikle alerji yapmaz, sadece yemekten sonra veya başka şeylerle karışık olarak yenilirse o zaman yapabilir. Sütten veya doğal olmayan her hangi bir şeyden alerji olursa vücut için bu da çok güzeldir. Doğal olmayan yiyecekleri hemen bırakmak lazımdır.

Çiçek tozlarından alerji olanlar : Çiçek tozu mükemmel bir ilaçtır. Vücuttan bütün kalıntıları çıkartıyor ve bunu o kadar çabuk yapmaya başlar ki vücut için bu temizlemeyi idare etmek zorlaşıyor. Vücuda yardım etmek ve temizlemeyi kolaylaştırmak için yemek yemeyi bırakmalı ya da çok az yemeli.

Hiperaktif çocuklar (Çok huysuz, aşırı yaramaz): Sezaryenle doğan bebekler ve hamilelikte genel anestezi (Tüm vücut bayıltılarak) ile ameliyat olanlar, büyük kaza geçirenler ve anne sütünden mahrum kalan ve çok kötü beslenenlerde olur.

Böbreklerde iltihap ve kan: Böbreklerin doğuştan zayıf (Annenin hamileliğinde yanlış beslenmesinden) veya anne sütü yerine bisküvi ve mama ile büyüdüğü veya erken yaşta peynir veya et verilmeye başlandığı içindir. (2 yaştan önce) Böbrekleri düzeltmek zordur.

Böbrekleri zayıf olan herkesin hayatları boyunca böbreklerini koruması mecburdur. Et, peynir, yumurta, tuza çok dikkatli olmalıdırlar.

Bademciklerin şişmesi, anjine: Bu hastalık çocuğun yemeklerinin sistemsiz, karışık, hazır yiyecekler olduğunu gösterir. (Bisküvi, hazır meyve suları, pastörize olunmuş uzun ömürlü sütler, kızartma patates, margarinli yemekler, beklemiş ve ısıtılmış yemekler) tek çaresi bunları bırakmaktır.

Bebeklerde kulak ağrısı: Çocuğun yemekleri bozuk olsa akciğerde balgam toplanır ve kulak ağrısına ve iltihaplanması na sebep olur. Kulak ağrısı anlaşılınca ağrıyan taraf ılık torba üzerine gelecek şekilde ılık torbanın üzerine yatırılır.  ve iltihaplanma icin gerekli olan maddeler kullanılarak tedavi edilir..

 

------------ -----

11. A GRUBU KAN

Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar):

  • Balık
  • Zeytinyağı
  • Yer fıstığı, ceviz, kabak çekirdeği, badem, hardal (sirkesiz), kedi otu, ginseng, kuşburnu, papatya, kahve, yeşil çay, keten tohumu, kimyon, kekik, biberiye,
  • Börülce fasulye, her türlü mercimek, soya ve ürünleri (doğal, genetiği değiştirilmemiş ), çavdar ürünleri ve ekmeği, yulaf ürünleri ve ekmeği, karabuğday ürünleri ve ekmeği, eski tip buğday ürünleri ve ekmeği (amarant veya eski turk buğday)
  • Enginar, karalâhana, marul, havuç, kabak, pırasa, ıspanak, pazı, beyaz lahana, brokoli , sarımsak, soğan, kereviz, maydanoz ve bütün yeşil yapraklı sebzeler
  • Kayısı, dut, incir, üzüm, kiraz, vişne, erik, greyfurt, limon, mürdüm eriği, zencefil, pekmez, aloe vera,   yer elması
  • Magnezyum sülfat (İngiliz tuzu).

Zararlı olan yiyecekler:

  • Her et (tavuk ve hindi hariç); karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); deniz hayvanları (kerevit, kalamar v.b.) ve havyar
  • Süt, dondurma, tereyağı; herhangi sıvı veya katı yağ (balık yağı, inek iç yağı, zeytinyağı ve keten yağı hariç), piyasa zeytinleri (boyanmış ve beyaz sirke veya limon asidi ile karıştırılmış)
  • Kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, buğday tip 405–550
  • Patates, biberler, pul biber, domates salçası
  • Portakal ve suyu
  • Soda, gazoz, şarap sirkesi, früktoz, glikoz, tatlandırıcı, sakız, jelâtin, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek.

 Yenebilenler:

  • Tavuk ve hindi eti, taze yumurta
  • Yoğurt, kefir, koyun keçi peyniri ve sütü, beyaz peynir, salamura peynir, eski kaşar, tulum peyniri, mozarella
  • Kestane, badem, susam ve ürünleri, pirinç ve ürünleri, mısır ve çeşitleri, arpa çeşitleri, barbunya, nohut
  • Turp, kırmızı pancar ve "Zararlılara girmeyen meyve, sebze ve yiyecekler.

Dikkat!

Kırmızı et, süt, soda, gazoz ve tüm karbondioksit içeren içecekler;

transgenik tatlandırıcı, aroma, boya, nişasta, glikoz, früktoz; süt tozu,

Yumurta tozu, yağlı ve koruyucu kimyasallar içeren hazır içecek ve yiyecekler

Hazım yetersizliğine veya tam hazımsızlığa neden olabilirler. Bunlardan uzak durun!

 

Kabız olmamaya dikkat edin! Sıhhatli olmak isteyen büyük abdesti gelmeden yemek yemeye oturmamalıdır. (karpuz, incir, greyfurt, üzüm gibi bağırsakları rahatlatıcı meyveler ve yeşil yapraklı sebze hariç) Bu kaideye ömür boyu riayet edilmelidir.

 

Kabızlık varsa: aynı miktarda sinameki ve pelin otu öğütülüp 1/4  veya 1/2 çay kaşığı her yemekten sonra su ile veya 1 çorba kaşığı öğütülmüş civanperçemi ve 1 tatlı kaşığı öğütülmüş sinameki karıştırılıp her sabah 1 tatlı kaşığı su veya bal şurubu ile içilirse bu iyi gelir.

Zencefil, kekik, mercanköşk, hardal, körri, çemen ve biberiyeyi sırayla devamlı kullanmak lazım. Onlar mide ve bağırsakları kuvvetlendirir, sindirimi kolaylaştırır, iltihaplanma surecini durdurur, gastrit hatta H. Pylori enfeksiyonuna son verir

 

Karabiber, fülfül, pul biber ve sirkeyi ilaç olarak kullanabilirsiniz. Eti azaltın! Proteinlerden haftada: 1-2 defa hindi veya tavuk eti, 1-2-3 defa balık, 1-2 defa taze yumurta, 1-2 defa peynir, hemen hemen her gün kefir ve yoğurt (ev yoğurdu!), 2- 3 defa (her gün de olabilir) yeşil veya kırmızı mercimek olsun.

 

Yumurtayı sadece taze olarak 1–3 günlük (en fazla 7- 9 günlük) yiyebilirsiniz. 10 günlük ve daha eski yumurta veya 5 dakikadan fazla kaynatılmış yumurta zehirlidir, alerjendir. Yumurta tozu ve süt tozu da sizin için alerjendir. Bu ikisini içeren ürünleri ağzınıza bile almayın! Süt ürünlerini balık ile ve et ile birlikte yemeyin; karışık et (sosis, sucuk, salam gibi); nohut, mercimek, fasulyeyi yoğurt ile yemeyiniz! Hazım bozulmasına, vücutta zehirli kalıntılar oluşmasına, alerji ve karaciğer hastalıklarına yol açar! Sarımsak yutmaya kendinizi alıştırın! İlk önce 3 diş, sonra 21 dişe kadar çoğaltın. Böylece yılda 1 defa 21 günlükten sarımsak kürleri yapın! İmkân var ise, bu 21 günlük kürlerde 10 gün her akşam bir baş sarımsak dövülür, 1 tatlı kaşık öğütülmüş çörekotu, 1 çay kaşık ısırgan otu tohumu ve 1/4 çay kaşığı hardal bal ile karıştırılır ve yenir (aç karnına). Ama 1- 3 diş her akşam yutmaya hiç bırakmadan devam edin. Sarımsak (ve karışımı) kansere, alerjiye, ağır enfeksiyonlara ve genetik mutasyonlara karşı vücudun direncini artırır. Yeşil sebzeyi çoğaltınız! Sizin durumunuzda havuç, çiğ ıspanak, hindiba, kereviz, maydanoz, semizotu, soğan, yeşillik, brokoli, kısaca "Faydalı olan" herhangi istediğiniz sebze - limon suyu ve zeytinyağı eklenerek - salata şeklinde her gün yemek lazım.

 

Havuç ve havuç suyunu, zencefil ve zencefil suyunu, hindiba ve suyunu, ısırgan ve suyunu, kereviz ve suyunu tüm hastalıklara karşı ilaç alarak kullanın! Bunlar mide, bağırsak ve karaciğer enzimlerini çoğaltıcı ve hazmı düzelticidir. Karpuz mevsiminde - karpuzu, enginar mevsiminde - enginarı, tüm hastalıklara karşı büyük nimet olarak görün! Enginarı kabukla pişirin, suyunu için ve içini yiyin. Karpuzu çekirdekleri ile yiyin ve 1- 2 çay bardak sıkılmış kabuğun suyunu için. Onlar karaciğer ve böbreklerinizi temizler, kuvvetlendirir ve temiz tutar; böbreklerin taşlarını eritir ve düşürür, B1, pantetin, B6, B12 vitaminlerinin kaynağı çimlenmiş buğday veya arpa veya yulaf veya çavdar yılda bir defa 30 – 40 günlük kür olarak kullanın. Sizin için zararlı olan siyah çay yerine, faydalı olan yeşil çayı veya bitkisel çayları içiniz!

 

"Faydalı" olarak belirtilmiş yiyecekler, sizin için en kuvvetli ilaçlardır. Sebze ve meyvenin genetiğinin değiştirilmemiş olmasına dikkat ediniz.

 

Hazır yiyecek ve içecekleri, parfümleri evinize almayın! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar.

 

Temizlik maddeleri ve deterjanları kullanmayın!

 

Deterjanların tümü GMO aromalar içerir ve GMO bazlı yağlardan üretilir.

 


 

12. B GRUBU KAN

Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar):

  • Koyun, kuzu, keçi, hindi, tavşan ve yabani et, alabalık, sardalye, kırmızı levrek, mezgit, morina, havyar, bey balığı, taze yumurta
  • Yoğurt, doğal süt, beyaz peynir, kaşar peyniri, mozarella, koyun ve keçi sütü ve peyniri
  • Zeytinyağı, ceviz
  • İnci fasulye, yulaf ve çeşitleri, pirinç ve çeşitleri, doğal buğday ve çeşitleri, horozibiği, yulaf ve ürünleri
  • Patlıcan, kereviz, kırmızı pancar, havuç, her çeşit lahana, karnabahar, patates, her biber, pul biber, karahindiba, maydanoz
  • Erik, karpuz, muz, üzüm, incir, vişne, kiraz, frenküzümü
  • Körri, reyhan (fesleğen), yeşil çay.

Zararlı olan yiyecekler:

  • Deniz hayvanları (kabuklu ve kabuksuz), tavuk ve kaz eti,
  • Dondurma, sakız
  • Her türlü mercimek, nohut, rafine olmuş sıvı yağlar (zeytin ve keten yağı hariç)
  • Kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, yer fıstığı, susam ve ürünleri, mısır ve ürünleri, çavdar ve ürünleri, karabuğday ve ürünleri
  • Enginar, piyasadaki yeşil ve siyah zeytinler, domates salçası
  • Aloe vera, Hindistan cevizi,
  • Karabiber, beyaz biber, tarçın,
  • Jelâtin, glikoz, früktoz, mısır şurubu ve nişastası, tatlandırıcı, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek.

Yenebilenler:

·         Her et (tavuk ve kaz hariç), tereyağı, ara sıra kaymak

·         Barbunya, beyaz fasulye, yeşil fasulye, mantar, kabak

·         Kestane, badem, keten tohumu,  sinameki (yaprak olarak), kekik, kimyon, keçiboynuzu, nane, anason, çay, kahve, şeker,

·         'Zararlılar'a girmeyen her meyve ve sebze bal ve sirke

 Tedavi

Sabah güneş doğmadan önce uykudan kalkın ve akşam güneşin batmasına 1–2 saat kala uykuya yatmayın! Bu saatlerde uyuyanların uyku, yorgunluk ve tembelliği çoğalır. Çünkü bu saatlerde vücut, sinir sisteminin dengeli olabilmesi için gerekli olan maddeyi üretiyor. Uykuda ise bu süreç yavaşlıyor. Bu durum psikolojik ve psişik rahatsızlıklara yol açıyor.

Şekeri azaltın, tatlandırıcı ve hazır içecek ve yiyecekleri hiç kullanmayın!. Buğday (tip 405–550, durra buğdayı), çavdar ve mısırdan uzak durun! Onlar sizi hafıza kaybına, konsantrasyon bozukluğuna ve şeker hastalığına sürükler,

Süt ürünlerini balık ve et ile; fasulyeyi yoğurt ile yemeyin. Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi) yemeyin.  Hazım bozulmasına, zehirli kalıntıların oluşmasına, cilt hastalıklarına ve sara krizlerine malzeme vermeye ve karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açar!

Hemen hemen tüm "doğal" denilen vitaminler genetik mısır ve genetiği değiştirilmiş diğer ürünlerden elde edilir. Dikkatli olun!

13. AB GRUBU KAN

Faydalı olan yiyecekler (Aynı zamanda en emniyetli ilaçlar) :

  • Koyun ve hindi eti, kırmızı levrek, sardin, morina, bey balığı, makrel ve ton balığı, taze yumurta,
  • Yoğurt, beyaz peynir, eski kaşar, keçi ve koyun sütü ve peyniri,
  • Karabuğday ürünleri ve ekmeği, yulaf ürünleri ve ekmeği, pirinç ürünleri ve ekmeği, yumuşak buğday (eski turk buğdayı) ürünleri ve ekmeği,
  • Zeytinyağı ve ceviz yağı, ceviz, yerfıstığı, zencefil, ginseng, kuşburnu, papatya, körri, yeşil çay, kimyon, keten tohumu
  • Yeşil mercimek, salatalık, karnabahar, beyaz lahana, patlıcan, kırmızı pancar, semizotu, çiğ ıspanak, karalâhana, marul, havuç, pazı, brokoli, , sarımsak, soğan, kereviz, deniz lahanası (laminarya), maydanoz ve her türlü yeşil yapraklı sebze
  • İncir, üzüm, kiraz, vişne, erik, greyfurt, limon, mürdüm eriği, karpuz, kivi, ananas, yerelması, pekmez, magnezyum sülfat (İngiliz tuzu)

 

Zararlı olan yiyecekler:

  • Tavuk ve her et (koyun ve hindi hariç), deniz hayvanları
  • Mısır ve ürünleri, çavdar ekmeği, buğday tip 405–550 (durra) ve ürünleri, susam ve ürünleri, kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş
  • Börülce fasulye, ayçiçeği çekirdekleri, pul biber ve her biber, kara ve beyaz biber, domates salçası, şarap sirkesi, enginar, turp, piyasa zeytinler, her türlü sıvı yağ veya katı yağ (zeytinyağı ve ceviz yağı hariç),
  • Siyah çay, kahve
  • Portakal ve suyu, nar ve suyu, muz, avokado, aloe vera, anason, Hindistan cevizi
  • Tereyağı, dondurma, süt
  • Jelâtin, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, früktoz, glikoz, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek

Yenebilenler:

  • Havyar
  • Arpa ekmeği, keten tohumu, kekik, nane, arpa ve ürünleri, Antep fıstığı, badem
  • Kırmızı mercimek, beyaz fasulye, barbunya, pırasa, domates
  • Kayısı, dut, kavun ve "Zararlılara girmeyen yiyecekler, meyve ve sebze

Tedavi: Dikkat! Zararlıları unut! Onlar senin için hastalıktır. Tavuk, mısır, soda, gazoz ve tüm karbondioksit içeren içecekler, glikoz ve früktoz içeren hazır içecek ve yiyecekler senin düşmanların!

 

Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); süt ürünleri et ve balık ile; fasulyeyi yoğurt ile yeme! Hazım bozulmasına, zehirli kalıntı oluşturmasına, karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açma! Eti azalt! Proteinlerin haftada: 1- 2–3 defa hindi veya koyun eti, 1- 2–3 defa balık, 1- 2 defa taze yumurta, 3–4 defa peynir, hemen hemen her gün yoğurt (ev yoğurdu!), 1–2 defa yeşil mercimek olsun.

Sarımsak yutmaya kendini alıştır! İlk önce 3 diş, sonra 30 dişe kadar çoğalt. Böylece yılda 1–2 defa 21 günlükten sarımsak kurları yap. Ama 1-3 diş her akşam yutmayı hiç bırakma. Yeşil sebzeyi çoğalt! Senin durumunda çiğ ıspanak, maydanoz, semizotu, soğan her gün, brokoli haftada 2–3 defa yemek lazım.

Havuç ve havuç suyu, kırmızı pancar ve kırmızı pancar suyu yıllarca kullanmak lazım. Karpuz mevsiminde karpuzu tüm hastalıklara karşı büyük nimet olarak gör! 'Faydalılar'da belgelenmişler senin için en kuvvetli ilaçlardır. Sebze ve meyvenin genetiği değiştirilmemiş olmasına dikkat et.

Hazır yiyecek ve içecekler, parfüm, temizleyici madde evine alma! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar.

14. O GRUBU KAN

Faydalı olan yiyecekler: (aynı zamanda en emniyetli ilaçlar):

·         Kırmızı et: dana, sığır, koyun, yabani (yağlı olabilir), balık,

·         Zeytinyağı, keten yağı, ceviz, ceviz yağı,

·         Kavrulmamış kabak çekirdeği, enginar, lahana, brokoli, hindiba, marul, çiğ ıspanak, roka, maydanoz, her türlü yeşil yapraklı sebze, pazı, turp (bilhassa karaturp), kırmızı pancar, kabak, bal kabak, soğan, sarımsak,

·         Zencefil, safran, kırmızı pul biber, keçiboynuzu (tohum ile beraber) körri (zerdeçal), kimyon, kuşburnu, mercanköşk, ıhlamur, keten tohumu,

·         İncir, üzüm (bilhassa kara üzüm), erik, mürdüm erik, kiraz, vişne, greyfurt ve suyu, karadut, karpuz, mango, bal (gerçek), soda (maden su), yeşil çay,

Zararlı olan yiyecekler:

  • Karışık et (salam, sucuk, sosis gibi); süt ve ürünleri ("Yenebilenler" hariç)
  • Buğday ve ürünleri (bilhassa tip 405–550), mısır ve ürünleri
  • Rafine olmuş sıvı yağlar (zeytin ve keten yağı hariç), piyasa zeytinleri, hazır turşular
  • Dondurma, kavrulmuş ve bekletilmiş kuru yemiş, yerfıstığı, kahve, siyah çay, buğday ve mısır nişastası
  • Portakal, aloe vera,
  • Karnabahar, ketçap, domates salçası, şarap sirkesi, bayat yiyecekler, hazır yiyecek ve içecekler, tatlandırıcı, , glikoz, früktoz, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturan her yiyecek.

Yenebilenler:

  • Tavuk, hindi ve yabani kuş eti, taze yumurta,
  • Tereyağı, ara sıra kaymak, kefir, yoğurt, beyaz peynir, eski kaşar, tulum peyniri, koyun ve keçi peyniri, (peynirler haftada 1–3 defa olabilir)
  • Susam ve ürünleri, kestane, fındık, badem ve badem yağı, çam fıstığı,
  • Her çeşit lahana (bağırsaklarda gaz yapan hariç), börülce, barbunya, beyaz semiz fasulye, yeşil fasulye , patlıcan, kereviz, her meyve ve sebze (yasaklanmış olanlar hariç), doğal zeytin
  • Nohut, pirinç ve ürünleri, karabuğday ve çeşitleri, çavdar ve çeşitleri, nişasta buğday (eski turk buğdayı) çeşitleri ve "Zararlılar"a girmeyen yiyecekler.

Kabızlık varsa, aynı miktarda sinameki ve pelin otu öğütülüp yemekten sonra günde 1 çay kaşığı içmek iyi gelir. Sıhhatli olmak isteyen biri büyük abdesti gelmeden yemek yemeye (karpuz, incir, greyfurt, hurma, üzüm gibi bağırsakları rahatlatıcı meyveler ve yeşil yapraklı sebze hariç) oturmamalıdır. Bu kaideye ömür boyu riayet edilmelidir

Zencefil, kekik, biberiyeyi kullan! Onlar antioksidan olduğu için, mide ve bağırsakların mikroplarını normalleştirir, sindirimi kuvvetlendirir, iltihaplanma sürecini durdurur, gastrit ve ülseri iyileştirir.

Her gün meyve ye! Kışta kuru meyveyi (doğal bir şekilde kurutulmuş) ve cevizi tercih et! Kuru meyveyi su ile ıslat, kaynatma! Meyve mutlaka yemekten ayrı olarak veyahut ta yemekten önce yenmelidir. Buna mukabil sebze, yemek ile beraber tükenebileceği gibi yemekten sonra da yenmesinde bir sakınca yoktur. Unutulmaması gereken bir konu da şudur: yemekten sonra yenilen meyve hazım olamadan mayalanır, ispirto, sirke asidi, gaz oluşturarak, çeşit-çeşit hastalıklara ve ayrıca siroz hastalığına ve kan şekerinin yükselmesine sebep olur.

Meyve ve sebze kabuğu soyulmadan birkaç çekirdeğiyle yenilmelidir. Katı meyve ve sebzeler sıkılırken de mutlaka kabuğu ile sıkılmalıdır. Birkaç farklı çeşit meyve de birbiri ile karıştırılarak tüketilmemelidir. Ancak aynı cinsten olanlar (greyfurt ile limon ya da vişne ile kiraz gibi), birlikte yenilebilir. Yalnız mevsiminde yenen meyve ve sebzeler hastalıkları iyileştirici özelliklere sahiptir, mevsiminin dışında üretilenler değil. Meyve ve sebzenin en iyisi en taze olanı ve en yakın bahçe veya tarladan gelenidir.

Her gün 1–3 dişe kadar sarımsak ye ve yut! Kuru soğanı ye veya soğan suyunu her gün 5Ogr'dan 1-2 defa iç! İdrar, balgam ve safrayı söktürür, iltihabı kurutur, zararlı mikropları ve kurtları öldürür, kan şekeri ve alerjik tepkileri kontrol altında tutmaya çalışır.

 

Sebze suyunu meyve suyuna tercih et. Sebze suyu: kara turp suyu (günde 100gr., bal ile yudum-yudum içilir), lahana suyu, ıspanak suyu, semiz otu suyu - karaciğer, dalak, böbrek ve mideyi rahatlatır, iltihabı kurutur, mide asidini azaltır, yaraları kapatır, kan şekerini normalleştirir.

 

Yabani semizotu, hindiba, ısırgan otu, domuz dikeni ve benzerlerini her gün yemeye gayret ediniz (bilhassa ilkbaharda)! Enginar mevsiminde enginara önem veriniz! Onu kabukla beraber pişirin, suyunu için ve içini yiyin. Karpuz mevsiminde karpuzu çekirdekleri ile yiyin ve 1- 2 çay bardağı sıkılmış kabuğun suyunu için. Onlar karaciğer ve böbreklerinizi temizler, kuvvetlendirir ve temiz tutar; böbreklerin taşlarını eritir ve düşürür, Sebze ve meyvelerin genetiği değiştirilmemiş olmasına dikkat edin! Haftada 3–5 defa et ve 1-2 defa balık, yeşil sebze ile yenebilir. Onlar mideyi rahatlatır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirip, metabolizmayı normalleştirir ve hastalıkları kökten kaldırır.

 

Yumurtayı sadece taze olarak (1–3–7 günlük) yiyebilirsin. 10 günlük ve daha eski yumurta veya 5 dakikadan fazla kaynatılmış yumurta, yumurta tozu senin için zehirdir. Misvak kullanımına önem ver. Misvakı su ile değil, tükürük ile ıslat ve dişlerinle fırçayı aç. Her kullanımdan sonra, fırçayı kes. Çok sıcak yemeği yeme ve sıcak su içme! Çay içerken de biraz soğut sonra iç. Siyah çay, kahve içme! Onlar mide asidi ve safrayı çoğaltıcıdır, kandaki kalsiyumu kirece indirerek, atar damarları daraltır. Siyah çay ve kahve yerine, faydalı olan yeşil çayı iç.

 

Buğday (genetik değiştirilmiş, 405–550 tipi ve genetiği değiştirilmiş ekmek mayası) ürünleri sizin için şiddetli metabolizma bozukluklarına ve tüm hastalıklara en büyük Sebeplerden biri oldu. Onlardan daima uzak durun! Sonuna kadar hazım olunmamış mısır ve buğday kalıntıları damarlarda -tıkanıklar, diş, diş etlerinde, eklem ve kaslarda - iltihaplanma ve ağrı oluşturur. Süt ürünlerini balık ve et ile nohut ve fasulyeyi yoğurt ile yeme! Bunlar hazmın bozulmasına, vücutta zehirli kalıntılar oluşmasına, alerji ve karaciğer hastalıklarının başlamasına yol açar!

 

Seni hastalıklara batıran proteinler: eski yumurta ve yumurta tozu proteinleri, buğday, mısır proteinleri (bilhassa genetiği değiştirilmiş olanı), süt, süt ürünleri ve süt tozu proteinleri.

 

Karaciğer temizlemeden önce süt ve ürünlerini yeme! Onlar safra kesesi, böbrek ve mesanede taş, eklem ve kaslarda kireç oluşmasına sebep olur. Önce sıhhatini düzelt, sonra süt ürünleri yemeye başlayabilirsin.

 

Hazır, katkılı yiyecek ve içecekleri, parfümü evine alma! Onlar genetiği değiştirilmiş ürünleri içerir. Alerjilere, bugüne kadar bilinmeyen hastalıklara yol açarlar.

 

Temizleyici madde ve deterjanları (bilhassa klorlu ve asitli) kullanma!

Ev temizliğinde kullanılan deterjanlar, beyin damarlarını, akciğerde bronşları ve alveolleri eriterek şişirir ve yıpratır, kana karışarak ağır hastalıklara sebep olur.

Yukarı
muhammetpoyraz Liste gör
Deneyimli Yazar


Muhammet POYRAZ
Yaş: 28
Katılım: 04/Ağu/2007
Yer: Estanbul
Online Durum: Offline
Mesajlar: 460
Direct Link To This Post Tarih: 09/Oca/2008 saat 20:37
Burada paylaşım yapmam ne kadar doğru bilmiyorum ama güzel bir hikaye buldum paylaşayım istedim. Umarım forumda daha önce verilmemiştir.
 
 
lise 1

ingilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu. onun için "benim en iyi arkadaşım" diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi. ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

lise 2

telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu... bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, ben de tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim. 2 saat sonra drew barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik. filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

lise 3

mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benim de çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik, eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım. kapının önünde ona baktım, o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum, bana "hayatının en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...

sürekli onu izledim, onun mükemmel vücudunu seyrettim. diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı, sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

aradan yıllar geçti...

bir kilisedeyim ve o kızın nikahını izliyorum... evet; artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak... onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldiğin için teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

yıllar çok çabuk geçti...

şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi:

"onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi
Yukarı
die_for_you Liste gör
Deneyimli Yazar


Serkan
Yaş: 29
Katılım: 30/Tem/2007
Yer: Eskişehir
Online Durum: Offline
Mesajlar: 726
Direct Link To This Post Tarih: 09/Oca/2008 saat 21:36
Alıntı yapılan muhammetpoyraz

Burada paylaşım yapmam ne kadar doğru bilmiyorum ama güzel bir hikaye buldum paylaşayım istedim. Umarım forumda daha önce verilmemiştir.
 
 
lise 1

ingilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu. onun için "benim en iyi arkadaşım" diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi. ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

lise 2

telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu... bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, ben de tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim. 2 saat sonra drew barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik. filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

lise 3

mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benim de çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik, eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım. kapının önünde ona baktım, o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum, bana "hayatının en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...

sürekli onu izledim, onun mükemmel vücudunu seyrettim. diplomasını almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı, sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

aradan yıllar geçti...

bir kilisedeyim ve o kızın nikahını izliyorum... evet; artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak... onun benim olmasını istiyordum... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldiğin için teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

yıllar çok çabuk geçti...

şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi:

"onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu, bunu biliyordum. onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi
güzel paylaşım teşekkürler.daha önce biyerde görmüştüm fakat bidaha bulamamıştım.çok çok sağolun..
Bazen Ailemdi Seni Kıskanan,Bazen Sevgilim Oldu Çıldıran,Boşversene be Büyük Sevdam,Arman Herşeye Değer
Yeter Bunu Anlasan...
Yukarı
esestaner Liste gör
Yazar


taner
Yaş: 37
Katılım: 31/Tem/2007
Yer: Turkmenistan
Online Durum: Offline
Mesajlar: 196
Direct Link To This Post Tarih: 09/Oca/2008 saat 22:26
Ya arkadaş neresi güzel, resmen adamı darmadağan ediyor:) Koymayın böyle şeyler :) Herkesin başından geçmiştir bu tür söyleyememe durumları. Yapmayın etmeyin :)
Hatalı yazıyorsam arayın
0532 XXX XX XX
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 10/Oca/2008 saat 16:05
Gerçeklikten çok uzak bir hikaye ,ikiside istiyor yakın oluyorlar söyleyemiyorlar,yorum açık gerçek dışı
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 10/Oca/2008 saat 16:07
Beyaz Saray’daki buluşmadan yansıyan bilgiler onur kırıcı bir çelişkiye işaret ediyor.

Washington Post gazetesine göre “Başkan Bush Türkiye’den, ihtilâflı bölgede ekonomik gelişmeyi artırmasını ve bölge için geniş bir siyasi çözüme yönelik girişim yapılmasını istemiştir.”

Üst düzey bir yönetim yetkilisine atfedilen haberde geçen “ihtilâflı bölge” deyimi herhalde Bush yönetiminin nitelemesi olamaz. Çünkü Türkiye, sınırları tartışılan bir ülke değil.

Terör hedefi olan yöreler dünyanın hiçbir yerinde “ihtilâflı bölge” diye anılmazlar.

Çok ayıp olurdu...

Haberdeki faul bundan ibaret değildir.

Terörle ne şekilde savaşacağına Türkiye Cumhuriyeti kendisi karar verir.

Haberde Başkan Bush’un Cumhurbaşkanı Gül’den Güneydoğu’da ekonomik gelişmeye ve siyasi çözüme yönelik girişim talebinde bulunduğu belirtiliyor ki bu kabul edilemez.

Türkiye’nin terörle mücadelesine destek olan süper devlet niteliği bile Amerika’ya politika dayatma imtiyazı vermez. Böyle bir talebe muhatap olmaya katlanmak Gül’e büyük sorumluluk ve ayıp yükler.

Nitekim Beyaz Saray’daki görüşme ardından bu konudaki soruları Gül sert bir tonla cevaplamış “Dışardan terör saldırısı gelirken kim siyasi çözümden bahseder ki? Böyle bir şey konuşulmadı; konuşmayız” demiştir.

Unutturulan laiklik

Mantık da gerçeğin böyle olmasını emrediyor.

Amerika’nın terörle mücadele desteğini şarta bağlaması düşünülemez. Türkiye böyle bir desteği istemez zaten.

Gül, Başkan Bush’a bölgede ekonomik gelişmeyi artıracak tedbirleri anlattığını, fakat siyasi çözüm adına hiçbir şey konuşulmadığını belirtirken inanıyoruz ki gerçeği ifade etmiştir.

Ekonomik planları paylaşmanın hiçbir sakıncası yoktur. Zaten yıllardan beri biliyoruz:

Bölgede gençleri, kaybetmekten korkacakları birer işe sahip kılmak, terörle mücadelede belki her tedbirin önündeki hedef olmalıdır.

O hedef yakalandığı zaman ülkeyi bölmeye çalışan nifakın en önemli bahanesi kalkacaktır. PKK’nın yıllardan beri bölgede yaşam kalitesini yükseltecek hizmet yatırımlarını ve istihdam yaratacak üretim yatırımlarını sabote etmesi sebepsiz değildir.

Amerika teröre karşı ek destekler vermek istiyorsa ekonomik kalkınmaya proje ve kaynak sağlayarak yardımcı olmalıdır.

Ama yine de ABD’nin dostluğunu asıl, Türkiye’deki laik rejimin dokunulmazlığına saygı göstererek kanıtlamasını bekleriz. Milliyet’te Sedat Ergin dün Beyaz Saray açıklamalarında artık Türkiye’nin demokrasi ile Müslümanlığı bir arada yaşayan örnek ülke olarak tanımlanıp övüldüğünü, bu örnek kimliğe ayrıcalığını kazandıran laik niteliği anmanın terk edildiğini yazıyordu.

Bunun için Amerika’ya mı yoksa bu durumdan hiç şikâyeti olsmayan AKP iktidarına mı kızmak lâzım; karar sizin!
 
Güngör Mengi
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 10/Oca/2008 saat 19:44
Fýrtýna apansýz bastýrýnca, koca gemi bir anda
  denizin dibini boyladý.

  Adam, issiz bir adanýn sahilinde gözlerini açtý.

  Ne gelen vardý ne giden...

  Ne araç vardý ne gereç...

  Ýstersen muz ve Hindistan cevizi, istemezsen muz ve
  hindistancevizi...
  Hayati boyunca evi dýþýnda beþ yýldýzlý otellerden
  baþka yere adýmýný
  atmadýðýndan, bir süre ne yapacaðýný bilemedi...

  Sonra dört ay boyunca muz yeyip, hindistan cevizi
  suyu içti.

  Geçmiþte kalan o güzel günleri düþünerek gözlerini
  denize dikip, kendisini
  kurtaracak gemiyi beklemeye
  koyuldu...
 
  Bir gün sahilde uzanmýþ yatarken, gözünün ucunda bir
  hareket hissetti.

  O da ne ?

  Bir sandal ve kürekte o güne dek gördüðü en müthiþ
  kadýn.

  Son surat geliyor...

  Ýnanamadý... "Nereden geliyorsun ?" diye haykýrdý ve
  ekledi "Buraya nasýl
  geldin?"

  "Adanýn öteki tarafýndan..." dedi kadýn, "gemi
  batýnca oraya çýktým."

  "Ne þans, benden baþka kimsenin kurtulduðunu
  sanmýyordum. Kaç kiþisiniz ?"

  "Baþka kimse yok, sadece benim. Sandal da gemiden
  deðil. Gemiden cop yok...

  "Adamýn aklý karýþtý... "O halde sandalý nereden
  buldun?"

  "Basit" dedi kadýn.

  "Adada bulduðum
  malzemeyle yaptým...

  Kürekler sakýz aðacý...

&nb sp;Zemini palmiye dallarýndan ordum, yanlar
  okaliptüs..."

  "Ama, ama bu imkansýz, aletlerin yok nasýl becerdin
  ?" dedi adam.

  "Pek de sorun olmadý. Öteki tarafta sýra bir alüvyon
  kaya oluþumu var.
  Fýrýnda belli dereceye ýsýtýlýnca islenebilir
  yumuþaklýkta demir elde
  ediliyor. Alet yapmak için kolayca kullandým...
  Boþveer bunlarý. hadi
  göster, nerede yaþýyorsun ?"

  Bon bir ifadeyle orada yaþadýðýný itiraf etti
  adam...

  Aylardýr oracýkta sahilde yatýp kalktýðýný...

  "Öyleyse bana gel benim yerime..." diyerek kadýn
  küreklere asildi.

  Bir kaç dakika sonra küçücük bir iskeleye
  yanaþtýlar...

  Adam sahile göz atýnca az daha sandaldan düþüyordu.
  ;
  Mavi beyaz boyalý

  kulübeyle, iskele arasýna taþ
  döþeli yürüme yolu bile
  yapýlmýþtý !

  Eve girerlerken kadýn omuzlarýný silkti, "Pek rahat
  sayýlmaz ama ben yine
  de ev diyorum iste...

  Otur lütfen, bir þey içer misin ?"

  "Hayýr, hayýr teþekkürler..." dedi adam.

  Þaþkýnlýðýný hala üzerinden atamamýþtý.

  "Daha fazla Hindistan cevizi suyu içemeyeceðim
  artik... Tahammülüm kalmadý..."

  "Hindistan cevizi suyu deðil ki... Ýmbiðim var, Pink
  Colado'ya ne dersin?"

  Adam hayretini gizlemeye çalýþarak ikramý kabul
  etti.  Kanepeye oturarak  sohbete  daldýlar.

  Ýkisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten
  sonra kadýn, "üzerime
  rahat bir þey giyeceðim" diyerek ayaða kalktý.

  "Duþ yapýp tras olmak ister misin ? Üst kattaki
  banyo
  dolabýnda jilet var."

  Adam artik olayý sorgulamaktan tamamen
  vazgeçmiþti...

  Banyoya girdi, dolapta kemik bir sapýn içine
  sýkýþtýrýlmýþ oynak mekanizmalý iki deniz kabuðundan
  yapýlma ustura  onu  bekliyordu...

  "Bu kadýn inanýlmaz" diye mýrýldandý...

  "Bakalým bundan sonra ne var

  Döndüðünde kadýn onu gardenya kokularý içinde,
  stratejik  bölgeleri üzüm
  yapraklarýyla örtülü olarak karþýladý...

  Sadece uzum yapraklarý...

  Yanýna oturmasýný  istedi.

  Sonra yavaþça sokularak fýsýldadý...

  "Söy le bana yakýþýklý, ikimiz de uzun suredir bu
  adadayýz... Çok yalnýz olmalýsýn, eminim su anda
  yapmak için kývrandýðýn bir þey var...

  Hani burada tek baþýna geçirdiðin aylar boyunca en
  çok yapmak istediðin...

  Anlýyorsun deðil mi ? Ne istersen yapabilirsin....

  Gözlerinin içine bakýyordu...

  Adam duyduklarýna inanamadý...

  "Yani..." dedi... "Buradan e-mailimi kontrol
  edebilir miyimmm?"

  HEPIMIZIN SONU BOYLE OLACAK ..
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 11/Oca/2008 saat 19:01
 
EMRET KOMUTANIM....
Karacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker - "Emret komutanım"
>diyerekyanına gitmiş. Komutanı yere yatmasını istemiş.
>Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden  geçmesi için emir  vermişasker
>kılını bile  kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuzezilmiş.
>Komutan diğerlerine dönerek :
>"İşte  cesaret" demiş.
>Havacı'ların komutanı bir asker çağırmış. Asker
>yine;"Emretkomutanım"diyerek komutanının yanına gitmiş.Komutanı helikoptere
>binmesini emretmiş.Asker  helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra
>Komutani askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş. Asker de Emre
>itaatetmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş.
>Komutan da digeri  gibi dönerek :"İşte cesaret"demiş.
>Sıra gelmiş Denizci'lerin komutanına. Komutan askerini çağırmış.Askerçakı
>gibi hazırola  geçmiş ve;  "Emret komutanım" demiş.
>Komutan :"Derhal denize atla ve 30 dakika yüzeye çıkma" demiş.
>Asker : "S.kt.r yavşak g.t.n yiyosa sen atla!"  demiş.Komutan,diğer
>komutanlara dönerek :
>"İşte asıl cesaret budur" demiş...
 
(TABİKİ GERÇEKTE OLMASI İMKANSIZ )
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 11/Oca/2008 saat 19:41
EŞK NEYSE ONU YAŞİYAH

Sen meni sev, men seni sevim
Sen menin için yan
Men seni severah yanim dutuşim
Glasik eşk neyse onu yaşiyah

Ya da sevme haberin olmasın
Men sana sevdalanıp dolaşim
Platonik eşk neyse onu yaşiyah

Sevdada oturah, yiyah içah
El ele olah, gan kusah
Tombilik eşk neyse onu yaşiyah

İstersen sevdandan kendimi kesim
Sağımı solumu doğriyim biçim
Psikopatik eşk neyse onu yaşiyah

Eyle sevah ki gara sevda olah
Araplara benziyeh gapgara olah
Gara eşk neyse onu yaşiyah

Yalan söylemiyah, hep dogru diyah
Beraber oturah beraber yiyah
Realist eşk neyse onu yaşiyah

Birbirimize türkü söyliyah, mizildiyah
El ele tarlalarda, bostanlarda gezah
Romantik eşk neyse onu yaşiyah

Kediyi, gudiği sen diye sevim
Sen de horozi, guliği men diye sev
Sembolik eşk neyse onu yaşiyah

Gel el ele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
Zangir zangir titriyah, ölmiyah
Elektronik eşk neyse onu yaşiyah

Ahırlarda, komlarda buluşah
Tezek agalahlarının dibinde oturah
Otantik eşk neyse onu yaşiyah
Alintidir.
Yukarı
Barbaros Liste gör
Usta Yazar


Halil Yaz
Yaş: 72
Katılım: 16/Eyl/2007
Yer: Turkey
Online Durum: Offline
Mesajlar: 1582
Direct Link To This Post Tarih: 11/Oca/2008 saat 19:45

 Temel, Amerikanin durduk yerde Irak`a saldirmasindan rahatsiz olmustur. Bir yolunu bulup baskan Bush`a telefon eder:"Alooo! Ben, Temel olarak size savas acayrum haberunuz olsun!"
Bush, gulerek yanitlar:"Hehehe. ..kac kisilik bir ordun var ki?"

Temel dusunur:"Hmmm. ..kayinpirader Idrus, halaogli Tursun, kaavedeki arkadaslar.. ." ve yanit verir: "9 kisidur daa!"
Bush icinden kis kis guler ve ciddi olmaya calisarak:"Temel bey, sizin 9 kisilik ordunuza karsilik Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden olusmaktadir! " der.

''Hmmm..." der Temel:
"Sizu pir sure sonra arayacagum." Aradan birkac gun gecer ve Temel, Bush`u yeniden arar:"Baskan, savas ilanimuz gecerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karsi!"

Bush, ilgiyle sorar:
"Neymis bunlar?" "Hacan, bizim Tursun`un tiraktoru, benim cakaralmaz tufek bi de kavedeki arkadaslardan birinin bicerdoveri. .."Bush guler:"Iyi ama benim tam 150 bin tankim, 30 bin ucagim ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrica bu arada askerlerimizin sayisi da 3 milyon oldu!"
Temel yeni gelisme karsisinda biraz sikilmistir:
"Tamam, bir muddet sonra sizu yeniden arayacagum."

 

Birkac hafta sonra Temel, Bush`u yeniden arar:
"Baskan, savas ilanumuzu ceri alayrum."
Bush merakla sorar:
"Neden?"
Temel, moralsiz bicimde yanitlar:
-Cenevre anlasmasinu incelemisuzdur. 3 milyon savas esirini barinduracak yerimiz yoktur!

Yukarı
 Cevapla Cevapla Sayfa  <1 2627282930 184>


Forum Kısayol Forum İzinleri Liste gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu sayfa 0,250 saniyede hazırlanmıştır